Jacob Hozori

Biyografi
İran asıllı Norveçli belgesel fotoğrafçı Yaghoub Hozori, çalışmalarında ağırlıklı olarak kültürel kimlik, İran kırsalı ve çevre odaklı konulara odaklanıyor. Görsel dilini Orta Doğu’nun dokusu ile İskandinavya’nın sade yapısı arasındaki etkileşim üzerine kuran Hozori, projelerinde gündelik yaşamı belgesel bir estetikle kayıt altına alıyor. Sanatçı, kurucusu olduğu Bakhish Collective’in editörlüğünü yürütmekte ve bu platform aracılığıyla İranlı fotoğrafçıların uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmaya yardımcı olmaktadır.
İran’ın yerel kültürüne ve kırsal yaşamdaki dönüşüme odaklanan çalışmaları; Oslo, Tahran, Tebriz ve Urmiye’de çeşitli sergilerde yer aldı. Fotoğrafı bir tanıklık biçimi ve toplumsal belleğin bir parçası olarak gören Hozori, bu vizyon çerçevesindeki üretimlerini Oslo ve Tahran ekseninde sürdürmeye devam etmektedir.
Biography
Yaghoub Hozori is an Iranian-Norwegian documentary photographer whose work primarily focuses on cultural identity, rural Iran, and environmental themes. Developing a visual language rooted in the interaction between Middle Eastern textures and Scandinavian simplicity, Hozori captures everyday life through a documentary aesthetic. He is the founder and editor of Bakhish Collective, a platform through which he helps increase the international visibility of Iranian photographers.
His work, centered on Iran's local culture and the transformation of rural life, has been featured in various exhibitions in Oslo, Tehran, Tabriz, and Urmia. Viewing photography as a form of bearing witness and an integral part of social memory, Hozori continues his work within this vision between Oslo and Tehran.
Bir Matemin İzinde
Bu çalışma, İran-Irak Savaşı’nın ardından geçen on yıllara rağmen hatıraların hala taze olduğu Güney İran bölgesindeki toplumsal ve mekânsal dönüşüme odaklanmaktadır. Sekiz yıl süren ve her iki taraftan ağır kayıpların verildiği bu savaşın izleri, bugün sadece coğrafyada değil, o topraklarda yaşayan insanların gündelik yaşam pratiklerinde ve bölgeye yüklenen manevi anlamlarda varlığını sürdürmektedir. Proje, her yıl binlerce insanın kayıplarını anmak, dua etmek ve "kutsal" kabul edilen bu topraklarla bağ kurmak için gerçekleştirdiği ziyaretleri belgesel bir dille kayıt altına alır. Fotoğraflar, savaşın yaşandığı alanlardaki güncel yaşamı ve bu alanların kolektif hafızadaki karşılığını sorgular. Bölge halkının yaşam mücadelesi ile savaşın bölgede bıraktığı sessiz ama derin izler, projenin görsel eksenini oluşturur. Fotoğrafı bir tanıklık biçimi ve toplumsal belleğin bir parçası olarak ele alan bu çalışma, geçmişin acı hatıraları ile bugünün inanç eksenindeki rutinlerini bir araya getirir. Bu kareler, sadece birer savaş kalıntısı kaydı değil; yasın, inancın ve o topraklardaki yaşamın nasıl iç içe geçtiğine dair görsel bir yeniden okumadır.
In Pursuit of a Mourning
This study focuses on the social and spatial transformation of the Southern Iran region, where memories remain vivid despite the decades following the Iran-Iraq War. The remnants of this eight-year conflict, which caused heavy casualties on both sides, persist today not only within the geography itself but also in the everyday life practices of the local people and the spiritual meanings attributed to the region. The project captures, through a documentary lens, the annual pilgrimages of thousands who visit these lands to commemorate their losses, pray, and connect with territories now considered "sacred." The photographs interrogate contemporary life within former combat zones and explore its counterparts in collective memory. The visual axis of the project is formed by the interplay between the local people's struggle for survival and the silent yet profound traces the war has left on the region. Viewing photography as a form of bearing witness and an integral part of social memory, this work brings together painful memories of the past with faith-centered routines of the present. These frames are more than a mere documentation of war remnants; they represent a visual re-reading of how mourning, faith, and life on these lands have become inextricably intertwined.