II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan ve inşaasına 1568 yılında başlanan Selimiye Camii, Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir. Sinan'ın ustalık eserim dediği yapı 14 Mart 1575'te ibadete açılmıştır. Edirne'nin her tarafından görülen bir tepe üzerine konumlanan Selimiye Camii, 43,25 metre yüksekliğinde, 31,25 metre çapındaki kubbesiyle teknik olarak zamanının tüm kubbeli yapılarını geride bırakmıştır. Yüzyıllara dayanan görkemi nedeniyle 2011’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.
Edirne'de zamanımıza ulaşmış bilinen ilk orijinal yapıdır. Mimarı Konyalı Hacı Alâaddin, kalfası Ömer ibn-i İbrahim'dir. Dokuz kubbeden oluşan caminin, kuzey ve kuzeydoğu kısımlarında birer minaresi bulunur. Fetret Devri diye anılan dönemde Süleyman Çelebi tarafından 1403 yılında inşasına başlanıp I. Mehmed tarafından 1414'te tamamlanmıştır. 18. yy’da yangın ve depremden zarar gören cami; I. Mahmud ve Cumhuriyet Dönemi olmak üzere iki kez restorasyon geçirmiştir.
Mimarı Sedefkar Mehmet Ağa ile Edirneli Hacı Şaban Usta’dır. Sultan I. Ahmet’in emriyle, Defterdar Ahmet Paşa tarafından 1609 yılında inşa ettirilmiştir. Tek kattan oluşan yapıda, odalar yerine salonlar bulunmaktadır. Duvarları kesme ve yontma taştan inşaa edilmiştir; iki şadırvanı ve tabhanesi bulunan büyük bir kervansaraydır.
19. yüzyılda, II. Abdülhamit döneminde inşa edilen önemli bir yapıdır. Mimar Kemalettin Bey tarafından tasarlanan bu istasyon binası, İstanbul’daki Sirkeci Garı’ndan ilham alınarak yapılmıştır. Neoklasik üslubuyla dikkat çeken bina, 1872 yılında hizmete açılmıştır. Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak hizmet veren bu tarihi mekan, Edirne'nin en ikonik yapılarından biridir.
1990 yıllarının sonunda dönüşüme gönderilecekken Trakya Üniversitesi tarafından alınan lokomotif ve vagon günümüzde Karaağaç Gar Binası önünde sergilenmektedir.
Karaağaç Gar Binası bahçesinde yer alan Tahaffuzhane binası Cumhuriyet dönemi yapısı olup Kıbrıs harekatına istinaden uygulanan kısıt ve ambargo sonrası tren yolu kullanılamaz olunca karantina binası olma vasfını yitirmiştir.
1488 yılında hizmete açılan külliyenin kurucusu Fatih Sultan Mehmet'in oğlu II. Bayezid'tir. Külliye içinde 1488'den beri yer alan darüşşifa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'na kadar 400 yıl boyunca önceleri her türlü hastaya; sonraları ruh ve akıl hastalarına hizmet vermiştir. Geçmişte hastalarının müzik, su sesi ve güzel kokularla tedavi edildikleri yapı, 1997 yılından bu yana Trakya Üniversitesi tarafından Sağlık Müzesi olarak işlevlendirilmiştir. 2000 yılında Darüşşifa'nın Şifahane kısmı Psikiyatri Tarihi Müzesi haline getirilmiştir. Selimiye Camii’nin ardından Edirne’de en çok ziyaret edilen ikinci tarihi mekândır. 2004 yılında Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü ve 2007 yılında Avrupa Kültür Mirası - Mükemmellik Kulübü En İyi Sunum Ödülü’ne layık görülmüştür.
Osmanlı hanlarının erken örneklerinden olan Deveci Han, yapı üslubundan 15.yy’ın ilk yarısına tarihlenmektedir. Üst katında 31 odası bulunan İki katlı bir yapıdır. 1847 yılında Vali Rüstem Paşa tarafından hapishaneye dönüştürülmüş, 1949 yılına kadar da bu amaçla kullanılmıştır. İlerleyen yıllarda Kültür Bakanlığı tarafından, 25 Kasım 2000’de restorasyonu tamamlanarak hizmete açılmıştır. Günümüzde Deveci Han, Kültür Müdürlüğü’nün idari hizmetlerinin dışında, çeşitli kültürel etkinlikler ve el sanatları kursları için kullanılmaktadır.
1930 yılında İtalyan şirket Marelli’ye yaptırılan ve jeneratörler vasıtasıyla 1980'e kadar Edirne'nin elektrik ihtiyacını karşılayan tarihi elektrik fabrikası; restore edildikten sonra Edirne Belediyesi tarafından Kültür Merkezi olarak düzenlendi. Tunca Köprüsü'nün şehir tarafında yer alan Kültür Merkezi, birçok kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.
Türkiye'nin eski sınır kapısıdır. Mondros Antlaşması ile birlikte Meriç Nehri’nin batı yakasında kalan topraklar Yunanistan’a bırakılmıştır. Tarihi karakol binası, bu anlaşmadan sonra 1918 yılında bir sınır karakolu olarak inşa edilmiştir. 2001 yılında restore edilerek, 2013 yılında imzalanan protokol ile Edirne Belediye Başkanlığı'na tahsis edilmiştir.
Edirne çok önemli bir sivil mimari merkezidir. Köşkler, konaklar ve Edirnekari denilen özgün süsleme tarzıyla tasarlanmış ahşap evler kısmen günümüze kadar gelmiştir. Kaleiçi, dar sokakları ve tarihi yapılar arasındaki eski evleriyle yüzyıllar içinden süzülüp ayakta kalabilmiş bir bölgedir.
1915 Sofya antlaşmasından sonra inşa edilmiştir. Edirne ve çevresinde yapılan yeni sınır düzenlenmesiyle Karaağaç ve Edirne-Karaağaç yolunun yarısı Bulgaristan’a verilmiştir. Ancak antlaşma sonucunda Edirne halkının, demiryolu ulaşımı ve ticari yaşamlarındaki zorlukları aşmak üzere, ilerleyen yıllarda Karaağaç’tan Meriç Köprüsü’ne doğru demiryolu uzatılmış ve bu istasyon binası yapılmıştır.
Edirne'de Osmanlı Dönemi yapılarından bir kapalı çarşıdır. Sadrazam Hersekli Semiz Ali Paşa tarafından, Babaeski'deki vakfına gelir sağlamak amacıyla, 1560-65 yıllarında Mimar Sinan'a yaptırılmıştırı. Edirne’nin merkezinde, Saraçlar Caddesi ile Kapıkule'ye giden yolun köşesinde bulunan 300 metre uzunluğundaki çarşıda 130 dükkan bulunmaktadır. İstanbul’da bulunan Kapalı Çarşı'nın küçük ölçekli bir benzeri olan çarşı, 6 kapılı, kesme taştan kalın duvarlı bir yapıdır.
Edirne ilinin aynı ada sahip merkezindeki kalenin surlarındaki bir burçtur. Roma döneminde yapılan yapı, surların köşelerinde bulunan dört kuleden günümüze ulaşan tek kuledir. Tarihi 1500 yıl öncesine dayanan ve Edirne Eski Saat Kulesi olarak da adlandırılan yapı, Roma hükümdarı Hadrianus tarafından ahşap bir kule olarak yaptırılmıştır. 1867 yılında kuleye ahşap katlar ve saatlerin eklenmesiyle "saat kulesi" olarak anılmaya başlamıştır. 1894 yılında yıkılan yapı yerine taş ve tuğladan yeni bir kule yapılmıştır. 1953 yılında ise yaşanan depremde büyük hasar gören yapının üzerine yaptırılan katlar ve saat bölümü, şehir estetiğini bozduğu gerekçesiyle yıktırılmıştır.
Meriç Nehri üzerinde yer alan bu tarihi taş köprü, Osmanlı döneminin son büyük köprülerinden biridir.1831 yılında Sultan II. Mahmud döneminde inşasına karar verilen köprü, Sultan Abdülmecid döneminde tamamlanmıştır. Toplamda 263 metre uzunluğunda ve 7 metre genişliğinde olan köprü, 12 sivri kemerli ve13 ayaklıdır. Mimari açıdan barok üslubunun etkilerini taşıyan köprü, taş işçiliği ve figürlü kabartmalarıyladikkat çeker.
Sarayiçi bölgesinde, Tunca Nehri üzerinde yer alan ve kenti çevresiyle bağlayan önemli bir yapıdır. 1452 yılında, Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilmiştir. Dönemin taş işçiliği ve mühendislik anlayışını yansıtan önemli bir örnektir. Köprü, ortada büyük, yanlarda ise daha küçük olmak üzere üç gözlüdür. Toplam uzunluğu 34 metre, genişliği ise 4,4 metredir. Köprünün başında bulunan kare planlı yüksek kule ise Adalet Kasrı olarak bilinir.
Tunca Nehri üzerinde yer alan ve kenti çevresiyle bağlayan önemli bir yapıdır. İlk olarak Bizans İmparatoru VIII. Mihail (1259–1282) döneminde inşa edilmiştir. Ancak 15. Yy’ın başlarında Osmanlı uç beyi Gazi Mihal tarafından yeniden yaptırılmıştır. 1544 yılında I. Süleyman, köprünün batı ucuna sekiz kemerli bir bölüm eklemiştir. 1595–1603 yılları arasında ise Sultan III. Mehmed, köprüye iki kemerli bir açıklık ekleyerek "orta köprü" olarak bilinen bölümü inşa etmiştir. Köprü, toplamda 125 metre uzunluğunda ve 5,5 metre genişliğindedir. Dokuz sivri kemerden oluşan yapı, Edirne'deki en eski taş köprü olma özelliğine sahiptir.
Edirne'nin Tunca Nehri üzerinde, II. Bayezid Külliyesi yakınında yer alan tarihi bir taş köprüdür. 1488 yılında, Padişah II. Bayezid tarafından inşa ettirilmiştir. Köprü, kesme taştan yapılmış olup, toplamda 78 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğindedir. Altı büyük ve sivri kemerli gözü bulunan köprünün en büyük kemer açıklığı 10 metredir. Mimarisi ve tarihiyle Edirne'nin önemli kültürel miraslarından biri olan II. Bayezid Köprüsü, şehri çevresiyle bağlayan önemli bir ulaşım noktasıdır.
Edirne'nin kuzeybatısında, Tunca Nehri üzerinde yer alan ve kenti çevresiyle bağlayan önemli bir yapıdır. 1451 yılında, II. Murat döneminin önemli devlet adamlarından Şahabettin Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Köprü, 120 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğindedir; toplamda 11 ayak ve 12 kemerden oluşur. Köprünün doğusunda yer alan Saraçhane Mahallesi nedeniyle bu adla anılmaktadır.
Tunca Nehri'nin bir kolu üzerinde yer alan ve şehri Saray ile bağlayan önemli bir yapıdır. 1553-1554 yıllarında, Padişah Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilmiştir. Köprü, yontma taştan yapılmış olup, toplam uzunluğu 60 metre ve genişliği 4,5 metredir. Dört kemerli yapısı ve zarif taş işçiliğiyle dikkat çeker.
1608-1615 yılları arasında, Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Köprünün mimarı aynı zamanda İstanbul'daki Sultanahmet Camii'nin de başmimarı olan Sedefkâr Mehmed Ağa’dır. Köprü, 11 ayak üzerine inşa edilmiş olup, toplam uzunluğu 136,3 metre ve genişliği 6,9 metredir. On kemerli yapısının yanı sıra ortasında bulunan küçük kule ile taş işçiliğinin ve mühendisliğinin zarif bir örneğidir. Osmanlı dönemi Edirne'nin önemli kültürel miraslarından biridir.
Edirne'nin Tunca Nehri üzerinde, II. Bayezid Köprüsü’nün devamı olarak kentle külliye arasında bağlantı sağlayan önemli bir yapıdır. 1567 yılında, Padişah II. Selim döneminde inşa ettirilmiştir. Kesme taştan, bir adet büyük kemer gözünün yanı sıra köprünün bir kenarında beş küçük göz yer alır, Bu kemer açıklığı yaklaşık 6,6 m’dir.
Kapıkule yolu üzerinde, Tunca Nehri'nin taşkınlarına karşı inşa edilmiştir. Köprünün kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, 1535 yılına ait bir onarım kitabesi bulunmaktadır. Bu durum köprünün Osmanlı dönemine ait olduğunu ve zamanla onarımlar geçirdiğini göstermektedir. Köprü, 120 metre uzunluğunda ve 4.34 metre genişliğinde olup, dokuz kemerlidir. Yapımında kullanılan taşlar arasında Bizans dönemine ait devşirme malzemelerin de bulunduğu görülmektedir.